Ana içeriğe atla

Karşılaştırma (Kıyaslama) Mutluluğun Hırsızıdır

Neden Karşılaştırma Yapıyoruz?

İnsan doğası, kendini başkalarıyla kıyaslamaya meyillidir. Tarih boyunca sosyal statü, maddi varlıklar, güzellik ya da başarı gibi kavramlar, diğerleriyle ölçülerek anlam bulmuştur. Ancak bu alışkanlık, gizli bir tehlike barındırıyor: Mutluluğu elimizden çalıyor.

Kıyaslama ve Mutluluk İlişkisi


Kıyaslamanın Mutsuzluğa Giden Yol Olduğunu Görmek

Bir başkasının hayal ettiğiniz bir hayatı yaşadığını gördüğünüzde ne hissediyorsunuz? Kendi içinizde "Ben neden orada değilim?" sorusunu soruyorsanız, bu duygunun kaynağı kıyaslamadır. Oysa bu soru yerine şunu sorabilirsiniz: "Ben, benim için doğru olan yere doğru adımla ilerliyor muyum?"

Sosyal Medya ve Sonsuz Kıyas Tuzakları

Bugün sosyal medya, hepimizi birbirimizle yarıştıran bir arenaya dönüştü. Mükemmel tatiller, kusursuz ilişkiler, büyük başarılar... Bunları görmek, kendi hayatımızın eksik olduğu yanılgısını yaratıyor. Oysa ki gerçek hayatta, kimsenin göstermediği mücadeleler, zorluklar ve kırıklıklar var.

Gerçek Mutluluğun Sırrı: Kendinle Yarışmak

Mutluluğu yakalamanın yolu, başkalarıyla kendimizi yarıştırmaktan vazgeçmekten geçiyor. Kendi ilerlemeni gözlemlemek, düne göre bugün ne kadar geliştiğini fark etmek gerçek tatmini getirir. İşte bu, sürekli bir mutluluğun anahtarıdır.

Nasıl Bağımsız ve Tatmin Olmuş Hissedebiliriz?

  • Başkalarının hikayesi senin gerçekliğin değil. Kendi yolculuğuna odaklan.

  • Minnettarlık pratiği yap. Hayatındaki güzellikleri görmeye başla.

  • Tükettiğin içeriği filtrele. Sosyal medyada gerçeklikten uzak görüntüler seni mutsuz ediyorsa onlardan uzak dur.

  • Başarıyı içsel bir ölçüte değerlendir. Dünün senden daha iyi misin? Asıl önemli olan budur.

Mutluluk, dış koşullara bağlı değildir. Gerçek mutluluk, kıyas yapmayı bıraktığında ortaya çıkar.

Daha fazla içerik için Burası Önemli Blog Sayfası adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Sırları

  Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Sırları: Dinlemek ve Dinlenilmek Çocuklarla etkili iletişim kurmak bazen zorlayıcı olabilir. Yetişkinlerin çoğu, çocukların kendilerini dinlemediklerinden şikayet ederken, çocuklar da genellikle yetişkinlerin onları anlamadığını hissediyor. Peki, bir çocukla nasıl konuşmalıyız ki bizi dinlesin? Ve onları nasıl dinleyelim ki bizimle konuşmaktan çekinmesinler? İşte bu yazıda, çocuklarla kurulan iletişimi güçlendirecek yöntemlere göz atıyoruz. 1. Samimi Bir İlgi Gösterin Çocuklar, konuştuğunuz konuya gerçekten ilgi duyup duymadığınızı anlarlar. Çocuklara bir şeyler anlatırken ya da onların anlattıklarını dinlerken göz teması kurmak , tüm dikkatinizi ona vermek çok önemlidir. Elinizdeki telefonu bir kenara bırakmak, konuşurken eğilerek onun boy hizasına gelmek ve arada başınızı sallayarak ona dinlediğinizi hissettirmek, çocuğa kendini özel hissettirir. İpucu : “Seninle konuşmak çok hoşuma gidiyor” ya da “Söylediklerin benim için önemli” gibi ifadel...

15 SORUDA: GASTRONOMİ VE MUTFAK SANATLARI

Gastronomi ve Mutfak Sanatları BU MESLEĞİ YAPABİLMEK İÇİN GASTRONOMİ OKUMAK ŞART MI?-1 Gastronomi okumak şart değil ancak bu meslekte ciddi bir şeyler yapmak ve bu meslekle daha fazla haşir neşir olmak, mesleğin hem arka planında olmak, eğitmen olmak, danışmanlık vermek, mutfak yöneticisi olmak gibi biraz daha kayda değer işler yapmak için eğitim almak büyük bir avantaj sağlayacaktır.   AŞÇILIK VE GASTRONOMİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?-2   Aşçılık bir ön lisans eğitimi, gastronomi ise bir lisans eğitimidir. Ön lisansın amacı; ara elemanlar, teknik elemanlar yetiştirmektir. Gastronomi eğitimi ise daha alanında uzman ve yetkin kişiler yetiştirmektir. Aşçılık bölümünden mezun olup mutfaklarda aşçı olarak çalışılabilir. Gastronomi bölümünden mezun olup mutfakların arka planında, yönetim alanında ya da bir medya alanında çalışılabilir. Ancak bunlar daha çok kişisel tercihler doğrultusunda gerçekleşebilecek meslek seçimleridir. Aşçılık bölümünden mezun olup yönetici olarak da çalış...

Kitap Okuma Alışkanlığı

  Kitap Okuma Alışkanlığı Kitap okuma alışkanlığı t emelde okula başlarken öğrendiğimiz okuma yazma öğrendikten sonra bu alışkanlığı yemek yemek gibi bir ömür hem insana zevk veren hem de insanın ruhunu doyuran bir alışkanlık haline gelmesidir.      Peki size şöyle bir soru sorsam; en son ne zaman bir şeyler yemek yediniz? Ya da en son ne zaman bir kitap okudunuz? Bu iki eylem arasında arasında ne kadar zaman farkı var? Bu sorular şöyle dursun, biz kitap okuma alışkanlığını kazanabilmek için bize lazım olan sorunun cevabını bulalım. Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?      Madem yemek yeme alışkanlığını örnek verdik kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır sorusuna cevap olarak olayı biraz somutlaştırmak için buradan devam edelim. Normalde yeme içme işi kitap okumaktan daha zor fiziksel eylem gerektirir. Elimizin, kolumuzun, çenemizin, dilimizin iş birliği içinde sürekli hareket halinde olması gerekir. Aslında ne kadar da eylem gerektiren zor bir ...