Ana içeriğe atla

Motivasyon Nedir? Motivasyon Nasıl Sağlanır?

Motivasyon Nedir?

Kendini ve kişiliğini geliştirmek isteyen pek çok kişinin merak ettiği bir sorudur motivasyon nedir sorusu. Kimisi bu soruya kendi zihninde kendince yanıtlar vererek motivasyonunu artırır veya azaltır. Kimileri ise de bu soruya kendi zihnince ve kendi tahminlerine göre cevap vermek yerine araştırmalar yaparak daha gerçekçi cevaplar bulmayı amaçlar. Peki gerçekte nedir bu motivasyon?

Motivasyon Nedir?

Motivasyon bir bireyin küçük veya büyük hedeflerini gerçekleştirebilmek için çaba harcamasına olanak tanıyan bir içgüdü bir enerjidir. Bu içgüdüye yani motivasyona sahip olmayan veya az sahip olan kişi hedefini gerçekleştirme imkanı bulamayabilir. Çünkü motivasyon eksikliği kişinin hedefinin gerçekleşmesi için yapacaklarını yapmamasına sebep olur.

Hedeflerimiz doğrultusunda verimli bir şekilde ilerlemek ve başarılı olmak için motivasyonun olması oldukça önemlidir. Motivasyon duygusu olan ve motivasyon duygusu yüksek olan kişiler küçük veya büyük her türlü hedefi doğrultusunda başarılı ve verimli adımlar atabilir.

Yine aynı mantık ile motivasyonu hiç olmayan veya düşük motivasyona sahip olan kişiler ise hedefleri doğrultusunda her zaman olmasa da çoğunlukla verimsiz ve başarısız adımlar atarlar. İşte bu sebepten ötürü motivasyonun önemi ve ehemmiyeti oldukça yüksektir.

Motivasyon Nasıl Sağlanır?

Motivasyon sağlama çabasına girmeden hemen önce ilk olarak birey kendisinde bir motivasyon duygusu var mı yok mu bunu gözlemlemelidir. Eğer birey bir motivasyon duygusuna sahip değilse önce kendisini hedefleri doğrultusunda veya genel olarak motive edecek bir şeyler yapması lazımdır. Ancak motivasyon duygusuna sahip olduktan sonra kendisine motivasyon sağlamak için çaba harcamaya başlayabilir. Peki motivasyon nasıl sağlanır?

Kişi kendisine motivasyon sağlamak veya var olan motivasyon duygusunu artırmak için önce kendisinde bulunan motivasyonun kaynağına inmeli ve kaynağı nedir? neler ile ilgilidir bunu öğrenmelidir. Burada motivasyon kaynağı derken bahsedilen şey motivasyonun var olmasına veya artış göstermesine sebep olan olgudur. Kişinin motivasyon kaynağı nedir? neler ile ilgilidir bu soruya net bir cevap veremeyiz.

Zira her insanın motivasyon kaynağı ve motivasyonunun neler ile ilgili olduğu bireyin kendisiyle ve hayatıyla ilgili olacak şekilde değişkenlik göstermektedir. Bu yüzden her birey kendi motivasyon kaynağı ile ilgili eylemleri artırarak veya azaltarak motivasyonunu geliştirme yoluna gidebilir.


Motivasyon Nasıl Artırılır?

Sıra geldi motivasyon ile ilgili en önemli soruya yani motivasyon nasıl artırılır? sorusuna. Var olan motivasyonumuzda artış sağlamak için ilk olarak motivasyon duygumuzu olumsuz yönde etkileyen, zedeleyen negatif düşüncelerden kurtulmamız gerektiğini belirtmek isterim.

Bu yüzden motivasyonunuzu artırabilmek ve yüksek düzeyde tutabilmeniz için ilk olarak kendinize vermiş olduğunuz değeri gözden geçirmeniz gerekecektir. Eğer kendinizi değersiz, işe yaramaz, yeteneksiz hissediyorsanız ve birde özgüven sahibi değilseniz motivasyonunuzu yükseltmeniz mümkün olmayacaktır.

Hatta yükseltmenin yanı sıra var olan motivasyonunuz düşebilir yada motivasyonunuzu tamamen kaybedebilirsiniz. Böylelikle motivasyon ve özgüven arasındaki bağlantının önemi de açık bir şekilde gün yüzüne çıkıyor.

Öte yandan motivasyon sahibi olmak ve var olan motivasyon duygusunu artırabilmek için yapılması gerekenleri bir liste halinde paylaşmak istiyorum.

  • Özgüvenli olun. Her şeyi yapamayabilir ve beceremeyebilirsiniz bu yüzden becerebileceğiniz ve yapabileceğiniz işlere yönelin ve bu işler karşısında kendinize karşı güveniniz tam olsun.
  • Kendinize karşı olumlu sözler söyleyin ve olumlu telkinler verin. Kendiniz ile ilgili olumlu telkinlerde bulunurken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta bunları sadece laf olsun diye söylemeyin, söylediklerinize gerçekten inanç duyarak söyleyin.
  • Size keyif veren, iyi hissettiren ama aynı zamanda faydalı olan işler ile uğraşın. Sadece oyun oynamak, sadece müzik dinlemek herkese keyif verir ama sadece oyun oynamak ve sadece müzik dinlemek faydalı eylemler değildir.
  • Kendinize yapılabilmesi ve gerçekleştirilebilmesi mümkün olan hedefler belirleyin ve bu doğrultuda hedeflerinizi gerçekleştirmek için gayret gösterin.
  • Eldekiler ile yetinmeyi bilin. Başkasının sahip olduğu ama sizin sahip olmadığınız bir güzellik veya başarıdan dolayı bende niye yok diye kendinizi yıpratmayın. Her zaman yetinmeyi bilin böylece motivasyon duygunuz daha fazla artacaktır.

Motivasyon Duygusu Yüksek İnsanlar

Motivasyon duygusuna sahip ve motivasyonu yüksek olan insanlar ile motivasyonu düşük olan insanlar arasında büyük ölçüde farklar vardır. Bu doğrultuda sizlere ilk olarak motivasyon duygusu yüksek olan insanlardan bahsetmek istiyorum.

  • Olumlu düşünürler negatif düşüncelere hayatlarında yer yoktur. Çünkü negatif düşüncelerin kendilerini yıpratacağını ve bir yere vardıramayacağını çok iyi bilirler.
  • Başarılı olacaklarına dair inançları tamdır.
  • Kendilerine uygun ve başarabileceklerine inandıkları işleri seçerler ve bu doğrultuda ümit ederek sabırla hareket ederler, çaba harcarlar.
  • Zaman yönetimleri oldukça iyidir. Zamanı iyi değerlendirirler öyle ki sahip oldukları zamana hem sevdiği ve keyif aldığı faydalı işleri hem de hedefleri için yapacaklarını basit bir şekilde sığdırırlar.
  • Beyin gücünü çok iyi ve kendileri için faydalı olacak şekilde kullanırlar. Kimi insanlar beyin güçleri ile farkında olarak veya olmayarak olumsuz düşünceler üretir ve bu onları mahveder. Fakat burada sözü edilen motivasyonu yüksek olan insanlar beyin güçleri ile olumlu düşünüp kendilerini zirveye çıkarırlar.
  • İşlerini tam zamanında ve ertelemeden yaparlar. Böylelikle yapacak olduğu işler tam zamanında biter ve birbirine girmez, çatışmaz.

Motivasyon duygusu yüksek insanlar yukarıdaki listede yer alan özellik ve niteliklere sahip olan insanlardır. Sosyal yaşamında bu özelliklere sahip olan bireyler iş hayatında da bu özelliklerin meyvesini yerler. Yani motivasyonun yüksek olması sosyal hayata etki ettiği gibi iş hayatına da olumlu açıdan etki etmektedir.

Motivasyon Duygusu Düşük İnsanlar

Şimdiki satırlarımda ise bir önceki durumun tam aksine motivasyon duygusu düşük insanlar hakkında sizlere listeler halinde bilgi vermek istiyorum.

  • Motivasyonu düşük olan insanlar yüksek olanların tam zıttı olacak şekilde her zaman veya çoğunlukla olumsuz düşünürler. Bazı insanlar kendilerini yıprattığını fark ettiği halde olumsuz düşünür ve bazıları ise hiç farkında olmadan kendileri ve yaşamları hakkında olumsuz düşünürler. Her şekilde olumsuz düşünceler kişinin kendisini ve yaşamını zora sokar.
  • Başarılı olacaklarına dair inançları pek yoktur. Bazıları bazen başarılı olabileceğini düşünürken bazıları ise hayattaki her eylem karşısında başarı sahibi olamayacağını düşünür ve böylede olur. Çünkü hayatımız düşüncelerimize göre şekillenir.
  • Hepsi olmasa da pek çoğu imkansız şeyler veya olması hemen mümkün olmayan işleri kendilerine hedef olarak belirlerler. Böylece imkansız hedefleri için çaba harcasalar da kısa zamanda gerçeğin farkına varıp istediği şeyin olmayacağını anlarlar ve pes ederler. Bu durumda zaman kaybına ve boşa kürek çekerek kendimizi yıpratmamıza sebep olur. Bu sebeplerden ötürü gerçekleşmesi mümkün olan eylemleri hedef belirlemek en mantıklı seçenek olacaktır.
  • Zamanı verimli değerlendiremezler. Bol vakitleri olsa da az vakitleri olsa da hep yapacakları iş yarım kalır veya hiç yapamazlar.
  • Beyin gücünü iyi kullanamazlar. Beyin güçleri ile hep olumsuz düşünceler üreterek motivasyonunu düşük derecede tutarlar veya tamamen kaybederler.
  • Erteleme hastalığı denilen hastalığa sahiptirler. İşlerini her zaman yada pek çok zaman ertelerler ve yapacak oldukları tüm işler birbirine karışır.

Yukarıda anlatılanlar ile beraber bir insanın hayatındaki motivasyonun düşük veya yüksek olmasının önemi açık bir şekilde gün yüzüne çıkıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Sırları

  Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Sırları: Dinlemek ve Dinlenilmek Çocuklarla etkili iletişim kurmak bazen zorlayıcı olabilir. Yetişkinlerin çoğu, çocukların kendilerini dinlemediklerinden şikayet ederken, çocuklar da genellikle yetişkinlerin onları anlamadığını hissediyor. Peki, bir çocukla nasıl konuşmalıyız ki bizi dinlesin? Ve onları nasıl dinleyelim ki bizimle konuşmaktan çekinmesinler? İşte bu yazıda, çocuklarla kurulan iletişimi güçlendirecek yöntemlere göz atıyoruz. 1. Samimi Bir İlgi Gösterin Çocuklar, konuştuğunuz konuya gerçekten ilgi duyup duymadığınızı anlarlar. Çocuklara bir şeyler anlatırken ya da onların anlattıklarını dinlerken göz teması kurmak , tüm dikkatinizi ona vermek çok önemlidir. Elinizdeki telefonu bir kenara bırakmak, konuşurken eğilerek onun boy hizasına gelmek ve arada başınızı sallayarak ona dinlediğinizi hissettirmek, çocuğa kendini özel hissettirir. İpucu : “Seninle konuşmak çok hoşuma gidiyor” ya da “Söylediklerin benim için önemli” gibi ifadel...

15 SORUDA: GASTRONOMİ VE MUTFAK SANATLARI

Gastronomi ve Mutfak Sanatları BU MESLEĞİ YAPABİLMEK İÇİN GASTRONOMİ OKUMAK ŞART MI?-1 Gastronomi okumak şart değil ancak bu meslekte ciddi bir şeyler yapmak ve bu meslekle daha fazla haşir neşir olmak, mesleğin hem arka planında olmak, eğitmen olmak, danışmanlık vermek, mutfak yöneticisi olmak gibi biraz daha kayda değer işler yapmak için eğitim almak büyük bir avantaj sağlayacaktır.   AŞÇILIK VE GASTRONOMİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?-2   Aşçılık bir ön lisans eğitimi, gastronomi ise bir lisans eğitimidir. Ön lisansın amacı; ara elemanlar, teknik elemanlar yetiştirmektir. Gastronomi eğitimi ise daha alanında uzman ve yetkin kişiler yetiştirmektir. Aşçılık bölümünden mezun olup mutfaklarda aşçı olarak çalışılabilir. Gastronomi bölümünden mezun olup mutfakların arka planında, yönetim alanında ya da bir medya alanında çalışılabilir. Ancak bunlar daha çok kişisel tercihler doğrultusunda gerçekleşebilecek meslek seçimleridir. Aşçılık bölümünden mezun olup yönetici olarak da çalış...

Kitap Okuma Alışkanlığı

  Kitap Okuma Alışkanlığı Kitap okuma alışkanlığı t emelde okula başlarken öğrendiğimiz okuma yazma öğrendikten sonra bu alışkanlığı yemek yemek gibi bir ömür hem insana zevk veren hem de insanın ruhunu doyuran bir alışkanlık haline gelmesidir.      Peki size şöyle bir soru sorsam; en son ne zaman bir şeyler yemek yediniz? Ya da en son ne zaman bir kitap okudunuz? Bu iki eylem arasında arasında ne kadar zaman farkı var? Bu sorular şöyle dursun, biz kitap okuma alışkanlığını kazanabilmek için bize lazım olan sorunun cevabını bulalım. Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?      Madem yemek yeme alışkanlığını örnek verdik kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır sorusuna cevap olarak olayı biraz somutlaştırmak için buradan devam edelim. Normalde yeme içme işi kitap okumaktan daha zor fiziksel eylem gerektirir. Elimizin, kolumuzun, çenemizin, dilimizin iş birliği içinde sürekli hareket halinde olması gerekir. Aslında ne kadar da eylem gerektiren zor bir ...