Ana içeriğe atla

Masabaşı Çalışanlar İçin Önemli Tavsiyeler

Masabaşı Çalışanlar İçin Tavsiyeler
Masabaşı Çalışanlar İçin Önemli Tavsiyeler

İster evde, ister kütüphanede, ister bir kafede veya ofiste masabaşı çalışmalarınızın kalite ve verimini arttırmak herkes için çok önemli. Bu makalede masabaşı çalışma performansını arttıracak önemli bilgiler yer alıyor. 

Masabaşı çalışanlar için önemli tavsiyeler, konu başlıkları;

-Amacı belirle

-Harita oluştur

-Not al

-Farklı renkte kalemler kullan

-Bilgisayar/tabletten yararlanmak... diye devam ediyor. 

Detaylar ve daha fazlası için devam edelim,

AMAÇ BELİRLEME: Masaya oturduğunuzda çalışacağınız, yazacağınız, veya araştıracağınız konu hakkında genel bir bilgi edinin. Bir ön okuma yapmak çalışmanızın kalitesini ve verimini arttırır. Gideceğiniz yeri bilmek kendinizi güvende hissettirir. Bu harita sayesinde ders bitiminde kendinize belirlediğiniz konuları tamamladınız mı yoksa gerisinde mi kaldınız açıkça görebilirsiniz.

HARİTA OLUŞTUR: Çalışmak, yazmak veya araştırmak istediğiniz konuları nasıl ele alacağınıza dair bir yol haritası oluşturun. Konuları kategorize etmek veya başlıkları sıralamakla başlayabilirsiniz. Gideceğiniz yeri bilmek kendinizi güvende hissettirir. Bu harita sayesinde ders bitiminde kendinize belirlediğiniz konuları tamamladınız mı yoksa gerisinde mi kaldınız açıkça görebilirsiniz.

NOT  AL: Her gün onlarca işle meşgul olduğunuz masanızda yaptığınız işin süresini kısaltıp verimini arttırmak ortak bir istekten ziyade ortak bir amaç. Ancak ne yazık ki bir bilgisayar hafızasına sahip olmadığımız gibi yorulma dezavantajına da sahip olduğumuz bir tür olduğumuz için önemli olan bilgileri kesinlikle not almak işimizi kolaylaştırır. Bu yüzden masanızın olmazsa olmazı bir not defteridir. Herhangi bir kağıt değil de bir defter tavsiye edilmesinin sebebi aldığınız notları ve fikirleri geriye dönük inceleme fırsatını yaratmasıdır. Ayrıca bir defterin asla şarjı bitmez, elektriği kesilmez ya da bozulmaz. 

KALEM : Aldığınız notların önemini ve aciliyetini belirlemenize yardımcı olacak farklı renk veya kalınlıklardaki kalemler size yardımcı olur. En az iki ya da daha fazla renk kalem kullanarak notlarınızın düzenini oluşturabilirsiniz.

BİLGİSAYAR / TABLET : Eğer kalem ve defter yerine dijital bir materyalle çalışmak istiyorsanız burada da yukarıda belirtilen not alma stilini veya daha fazlasını uygulayabilirsiniz. Bir pdf ya da e-kitap üzerine notlar alabilir, altını çizebilirsiniz. Sonrasında geriye dönük çalışmalarınızda yararlanmak için dosyalarınızı tarihli ve başlıklı kaydetmeye özen gösterin. 

SESSİZLİK : Eğer dış sesin dikkatinizi dağıtacak seviyede bir ortamda çalışmak zorundaysanız bir kulaklık takarak bu durumu atlatabilirsiniz. Sizi konsantre etmeye yardımcı hafif müzikler veya doğa seslerini kullanarak hem dış sesi önleyebilir hem de dikkatinizi koruyabilirsiniz. Ancak uzun saatler çalışacaksanız kulaklık ses seviyesini orta yüksekliğe alarak kulaklarınızın zarar görmesini engelleyebilirsiniz.

SU İÇ: Hem günlük su tüketiminin gerisinde kalmamak hem de doğal bir enerji kaynağı olması sebebiyle masa başı çalışırken tüketmesi en mantıklı içecek sudur. 

KAHVE AL: Kahve, içindeki kafein maddesi sayesinde uyaran sınıfına girer. Eğer üzerinizde yorgunluk veya ağırlık varsa kahve sayesinde daha dinç bir hale gelirsiniz. Ancak fazla kahve tüketiminin en basit belirtisi çarpıntıdır. Bu an etki çalışmanızı olumsuz etkileyebilir.

KAYNAK BUL: Çalışırken yararlanmayı düşündüğünüz kaynak kitapları, makaleleri masanızın üstüne kolay ulaşabileceğiniz bir şekilde yerleştirin. Böylece ulaşmak istediğiniz kaynak için yerinizden kalkmak, çalışma temponuzdan uzaklaşmak zorunda kalmadan ve dikkatiniz dağılmadan çalışmaya devam edebilirsiniz. Eğer online kaynaklara kullanacaksanız tarayıcınızın kısayollarına bu siteleri ekleyin. 

RAHATSIZ ETME : Herhangi bir konu üzerine yazmak, okumak dikkat ve konsantrasyon isteyen bir eylemdir. Bugün dikkati en çok dağıtan ve insanlığın konsantrasyon süresini günden güne kısaltan cep telefonu ve sosyal medya kullanım sürelerinin artışı, çalışma kalitesini oldukça düşürüyor. Bu sebeple çalışma başladığı andan bitene dek sosyal medya ile ilişkinizi kesmeniz size büyük bir verim sağlayacaktır. Dışarıdan gelen uyaranlarla temponuzun kesilmemesi için bildirimleri kapatmakta veya rahatsız etme modunu açmakta büyük fayda var.

ARA : Ara vermek sağlıklı bir çalışma için önemli eylemlerden biridir. Belli bir pozisyonda uzun bir süre oturmak bedeninizi, aynı şekilde uzunca bir süre okumak, yazmak veya not çıkarmak beyninizi yoracaktır. İşte bu sebeple kendi ritminizi takip ederek gerekli araları vermeli bunun çalışmanın verimini arttıracağını bilmelisiniz. Aralarda ihtiyaçlarınızı gidermenin yanı sıra biraz yürüyerek bacaklarınız açmaya özen gösterin.

ANALİZ ET: Çalışmanızı bitirdikten sonra kendi performansınız hakkında dürüst, net ve kısa bir analiz yazısı yazın. Çalışırken sizi ne zorladı, dikkatinizi dağıtan şeyler nelerdi, sizce daha verimli bir çalışma mümkün müydü, öyleyse eksik olan neydi vs. Bu sayede bir sonraki çalışmanız için gerekli hazırlığı yapmaya başlamış olacak ve kendi metodunuzu oluşturmaya başlayacaksınız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Sırları

  Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Sırları: Dinlemek ve Dinlenilmek Çocuklarla etkili iletişim kurmak bazen zorlayıcı olabilir. Yetişkinlerin çoğu, çocukların kendilerini dinlemediklerinden şikayet ederken, çocuklar da genellikle yetişkinlerin onları anlamadığını hissediyor. Peki, bir çocukla nasıl konuşmalıyız ki bizi dinlesin? Ve onları nasıl dinleyelim ki bizimle konuşmaktan çekinmesinler? İşte bu yazıda, çocuklarla kurulan iletişimi güçlendirecek yöntemlere göz atıyoruz. 1. Samimi Bir İlgi Gösterin Çocuklar, konuştuğunuz konuya gerçekten ilgi duyup duymadığınızı anlarlar. Çocuklara bir şeyler anlatırken ya da onların anlattıklarını dinlerken göz teması kurmak , tüm dikkatinizi ona vermek çok önemlidir. Elinizdeki telefonu bir kenara bırakmak, konuşurken eğilerek onun boy hizasına gelmek ve arada başınızı sallayarak ona dinlediğinizi hissettirmek, çocuğa kendini özel hissettirir. İpucu : “Seninle konuşmak çok hoşuma gidiyor” ya da “Söylediklerin benim için önemli” gibi ifadel...

15 SORUDA: GASTRONOMİ VE MUTFAK SANATLARI

Gastronomi ve Mutfak Sanatları BU MESLEĞİ YAPABİLMEK İÇİN GASTRONOMİ OKUMAK ŞART MI?-1 Gastronomi okumak şart değil ancak bu meslekte ciddi bir şeyler yapmak ve bu meslekle daha fazla haşir neşir olmak, mesleğin hem arka planında olmak, eğitmen olmak, danışmanlık vermek, mutfak yöneticisi olmak gibi biraz daha kayda değer işler yapmak için eğitim almak büyük bir avantaj sağlayacaktır.   AŞÇILIK VE GASTRONOMİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?-2   Aşçılık bir ön lisans eğitimi, gastronomi ise bir lisans eğitimidir. Ön lisansın amacı; ara elemanlar, teknik elemanlar yetiştirmektir. Gastronomi eğitimi ise daha alanında uzman ve yetkin kişiler yetiştirmektir. Aşçılık bölümünden mezun olup mutfaklarda aşçı olarak çalışılabilir. Gastronomi bölümünden mezun olup mutfakların arka planında, yönetim alanında ya da bir medya alanında çalışılabilir. Ancak bunlar daha çok kişisel tercihler doğrultusunda gerçekleşebilecek meslek seçimleridir. Aşçılık bölümünden mezun olup yönetici olarak da çalış...

Kitap Okuma Alışkanlığı

  Kitap Okuma Alışkanlığı Kitap okuma alışkanlığı t emelde okula başlarken öğrendiğimiz okuma yazma öğrendikten sonra bu alışkanlığı yemek yemek gibi bir ömür hem insana zevk veren hem de insanın ruhunu doyuran bir alışkanlık haline gelmesidir.      Peki size şöyle bir soru sorsam; en son ne zaman bir şeyler yemek yediniz? Ya da en son ne zaman bir kitap okudunuz? Bu iki eylem arasında arasında ne kadar zaman farkı var? Bu sorular şöyle dursun, biz kitap okuma alışkanlığını kazanabilmek için bize lazım olan sorunun cevabını bulalım. Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?      Madem yemek yeme alışkanlığını örnek verdik kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır sorusuna cevap olarak olayı biraz somutlaştırmak için buradan devam edelim. Normalde yeme içme işi kitap okumaktan daha zor fiziksel eylem gerektirir. Elimizin, kolumuzun, çenemizin, dilimizin iş birliği içinde sürekli hareket halinde olması gerekir. Aslında ne kadar da eylem gerektiren zor bir ...