Ana içeriğe atla

İş Yerinde Hata Yapmaktan Korkmak

hata yapmaktan korkmak

Hata Yapmaktan Korkmak

Sosyal hayatınızda veya iş hayatınızda illaki pek çoğunuz yapacakları işte başarısız veya çoğunlukla başarısız olan insanlara şahit olmuşsunuzdur. Bu başarısız olarak nitelendirilen insanların bir kısmı bile isteye işlerine gelmediği için veya yaptıkları işi istemsizce yaptıkları için başarısız olmaktadır.

Diğer bir kısmı ise içlerindeki farkında oldukları veya olmadıkları problemler yüzünden iş hayatında veya sosyal hayatlarında başarı sahibi olamıyorlar. Bu tip insanların başarısız olmaları ve bu durumda yaşamlarına devam etmelerinin altında yatan temel sebep aslında hata yapmama arzusu veya hata yapmaktan korkmalarıdır.

Her insan hata yapar bu doğal ve normal bir durumdur. İnsanın doğal hali olan bu duruma aykırı davranmak ve hata yapmaktan korkmak sizin de tahmin edebileceğiniz üzere birey üzerinde pek çok soruna sebep olacaktır. Hata yapmaya müsait olarak yaratılmış insanın hatasız ve kusursuz olmaya çalışması başlı başına bir hata ve sorundur zaten.

İş Yerinde Hata Yapmaktan Korkmak

Hata yapmaktan korkmak insanı sosyal yaşantısında olumsuz olarak etkilediği gibi iş hayatında da olumsuz olarak etkileyecektir. Bu yüzden iş yerinde hata yapmaktan korkmamalı ve hata yapabilecek varlıklar olduğumuzu kabul ederek iş yerindeki sorumluluklarımızı bu şekilde yerine getirmeliyiz.

Kişi iş yerindeyken diğer insanların başarısını görür ve onun gibi olmaya çalışır. Pek çok kez de başarısız olur hem örnek aldığı kişi gibi olamaz hem de başarılı bir eylem gerçekleştirmiş olamaz. Bunun sebebi örnek aldığı kişiyi mükemmel veya kusursuz iş yapıyor zannetmesidir. Onu mükemmel olarak görür ve onun gibi kusursuz ve hata barındırmayacak şekilde işlerini tamamlamayı amaçlar.

Burada başarılı olmak isteyen birey baştan hata yapmıştır. Çünkü örnek aldığı kişiyi mükemmel ve hatasız görmektedir bu da başlı başına yanlış bir düşüncedir. Hakikatte ise örnek aldığı kişi başarı sahibi biriyse çok büyük ihtimal hata yapabilen, bunu kabul eden ve hatalarından ders çıkarmayı bilen biridir ki ancak bu sebepten ötürü başarılı bir iş yapmış olur. Özet olarak hata yapabileceğimizi kabul ederek hayatımıza devam etmek hemen her zaman hata yapmamıza sebep olmaz tam tersine bizi hayatımızın her alanında başarılı bir birey haline getirebilir.

İş yerinde hata yapmaktan korkmak

Sürekli Hata Yapmak

Sürekli hata yapmanın en temel sebebi hata yapmaktan korkmaktır. Ne zaman ki hata yapmaktan korkmayı bırakır, hatalarınızı kabul ederseniz o zaman hem iş hayatınızda hem de sosyal yaşantınızda hatalarınız azalır ve başarı sahibi bir birey olursunuz.

Bu ve benzeri sebeplerden dolayı mükemmel olmaya, hatasız ve kusursuz olmaya çalışmayın bu boş ve anlamsız bir çaba olacağı için hiç bir yere varamazsınız çünkü insan mükemmel olamaz. Bir kişinin başarılı olması ve işini en güzel şekilde yerine getirmesi de o işin mükemmel ve kusursuz bir iş olduğu anlamına gelmez. Başarı istiyorsanız yapacağınız işten ve başarısız olmaktan korkmadan sağlıklı ve verimli bir şekilde eylemlerinizi gerçekleştirmeniz gerekiyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Sırları

  Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Sırları: Dinlemek ve Dinlenilmek Çocuklarla etkili iletişim kurmak bazen zorlayıcı olabilir. Yetişkinlerin çoğu, çocukların kendilerini dinlemediklerinden şikayet ederken, çocuklar da genellikle yetişkinlerin onları anlamadığını hissediyor. Peki, bir çocukla nasıl konuşmalıyız ki bizi dinlesin? Ve onları nasıl dinleyelim ki bizimle konuşmaktan çekinmesinler? İşte bu yazıda, çocuklarla kurulan iletişimi güçlendirecek yöntemlere göz atıyoruz. 1. Samimi Bir İlgi Gösterin Çocuklar, konuştuğunuz konuya gerçekten ilgi duyup duymadığınızı anlarlar. Çocuklara bir şeyler anlatırken ya da onların anlattıklarını dinlerken göz teması kurmak , tüm dikkatinizi ona vermek çok önemlidir. Elinizdeki telefonu bir kenara bırakmak, konuşurken eğilerek onun boy hizasına gelmek ve arada başınızı sallayarak ona dinlediğinizi hissettirmek, çocuğa kendini özel hissettirir. İpucu : “Seninle konuşmak çok hoşuma gidiyor” ya da “Söylediklerin benim için önemli” gibi ifadel...

15 SORUDA: GASTRONOMİ VE MUTFAK SANATLARI

Gastronomi ve Mutfak Sanatları BU MESLEĞİ YAPABİLMEK İÇİN GASTRONOMİ OKUMAK ŞART MI?-1 Gastronomi okumak şart değil ancak bu meslekte ciddi bir şeyler yapmak ve bu meslekle daha fazla haşir neşir olmak, mesleğin hem arka planında olmak, eğitmen olmak, danışmanlık vermek, mutfak yöneticisi olmak gibi biraz daha kayda değer işler yapmak için eğitim almak büyük bir avantaj sağlayacaktır.   AŞÇILIK VE GASTRONOMİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?-2   Aşçılık bir ön lisans eğitimi, gastronomi ise bir lisans eğitimidir. Ön lisansın amacı; ara elemanlar, teknik elemanlar yetiştirmektir. Gastronomi eğitimi ise daha alanında uzman ve yetkin kişiler yetiştirmektir. Aşçılık bölümünden mezun olup mutfaklarda aşçı olarak çalışılabilir. Gastronomi bölümünden mezun olup mutfakların arka planında, yönetim alanında ya da bir medya alanında çalışılabilir. Ancak bunlar daha çok kişisel tercihler doğrultusunda gerçekleşebilecek meslek seçimleridir. Aşçılık bölümünden mezun olup yönetici olarak da çalış...

Kitap Okuma Alışkanlığı

  Kitap Okuma Alışkanlığı Kitap okuma alışkanlığı t emelde okula başlarken öğrendiğimiz okuma yazma öğrendikten sonra bu alışkanlığı yemek yemek gibi bir ömür hem insana zevk veren hem de insanın ruhunu doyuran bir alışkanlık haline gelmesidir.      Peki size şöyle bir soru sorsam; en son ne zaman bir şeyler yemek yediniz? Ya da en son ne zaman bir kitap okudunuz? Bu iki eylem arasında arasında ne kadar zaman farkı var? Bu sorular şöyle dursun, biz kitap okuma alışkanlığını kazanabilmek için bize lazım olan sorunun cevabını bulalım. Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?      Madem yemek yeme alışkanlığını örnek verdik kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır sorusuna cevap olarak olayı biraz somutlaştırmak için buradan devam edelim. Normalde yeme içme işi kitap okumaktan daha zor fiziksel eylem gerektirir. Elimizin, kolumuzun, çenemizin, dilimizin iş birliği içinde sürekli hareket halinde olması gerekir. Aslında ne kadar da eylem gerektiren zor bir ...